|
haziran-temmuz-ağustos 2009
|
|
|
"ünsüz karikatürcü celâl, canı isterse yazar, istemezse çizer."
corc finans
karikatür:M.Celâlettin Avus-14.09.2009
yüksel selen: "Mahalleyi Yakarım" klibi
***
Üyelerimizden sevgili "sessiz çığlık" bendeniz cennetkuşuna taksit taksit albümünden parçaları gönderiyor. En son gönderdiği ve en çok beğendiğim "Mahalleyi Yakarım" eseri güftesiyle, bestesiyle ve icrasıyla tamamen kendisine ait. Çok beğendim, defalarca izledim. Nacizane oğlum sanat yönetmeni Ateş Avus ile bir klip yaptık. Bu klipte hem Yüksel hanımefendiyi, hem Grup Avus'u biraz tanımanız dileğiyle linkini sunuyorum:
***
***
***
http://www.izlesene.com/video/amator-grup-avus-ve-yuksel-selen/1151744
Zam Parti
karikatür:M.Celâlettin Avus-05.09.2009
Üçüncü Köprü Nereye Yapılsın?
karikatür:M.Celâlettin Avus-03.09.2009
Murat Bardakçı
Üyemiz Sivyus'tan aldığım habere göre, Bizler, blogçular boş işlerlerle uğraşıyormuşuz.
Bunu söyleyen, tarihçi diye bildiğimiz Murat Bardakçı.
Kendi, her işten çakar, bilmediği yoktur. Takılırsa tambur çalar. Sümer'leri de bilir, Apaçi'leri de.
Programına gönderdiğimiz maillerle böbürlenir ama...
Bardakçı, televizyonda bazen 5 saat çenesini oynatıyor, adamın çene sorunu olmalı, belki kaymıştır. Beni esir ediyor. Hiç bir sonuca da bağlamıyor. Şarkı söyleyecek kızı 3 saat bekletiyor. Sümerler türk mü muhabbeti yapıyor. Bu hafta da kürtler türk müydü mevzusuna dalabilir.
Ben ondan birşeyler kapmaya çalışırken, benim cebim boşalıyor. Muhterem kardeşimin cebi doluyor.
Gelsin, konuşalım ama bir blogçu olarak programına beleşten gitmem. Saatine 5000 $ alırım. İyi mi?
Valla, Bardakçı'nın programına bir blogçu lazım olursa bedavaya gitmesin. Yoksa "ti"ye alırım. Hemen düşmeyin ağlara blogçu dostlar. Ağır satın da kıymetimizi anlasın!
Devamlı bayrak asmayın!
Kardeşim, 365 gün 6 saat, balkona pencereye bayrak asılmaz.
Bayrak bayramlarda asılır. Birlik günü çıkarılır ortaya. Her gün asarsan, ne kıymeti var. Her gün asması gereken yerler de vardır tabi. Bunlar resmi ve T.C temsil yerleridir.
Okulda hafta sonu bayrak töreni yapılır. Mesai başlayınca bayrak indirilir, muhafazasına konur.
Bayrak, temiz ve yeni olmalıdır. Eskimiş bayrağı çöpe atamazsınız. Çöpe atmanın da kuralı vardır. Ayyıldız kesilip, kırpılır, belırsiz hale getirilir ve imha edilir.
Geçen yıl bu gün, bizim bulmaca grubuyla Kocatepe ziyaretimizde Atatürk heykelinin yanındaki direğin üstünde dalgalanan bayrağın eprimiş ve anıt önünde bal- reçel tezgahı açmış delikanlıyı görünce üzülmüştük.
O tepenin rüzgarına bayrak dayanmaz da, 30 ağustos günü bir manga mehmetçikle, bir yeni bayrak gönderecek gücümüz yok muydu?
Daha sonra, ziyarette bulunduğumuz belediye reisine durumu arz etmiştik. Belki bu yıl eksiklikler giderilmiştir umarım.
Bayramınız kutlu olsun.
Yazarkafe başını kaşıyamıyor!
Bizim editörlere lütfen laf etmeyin. Yazarkafe editörleri, işi otomatiğe bağlamış, yandaki kahvede pişpirik oynuyor.
Ya hu, "yahşi batı" yazımda sv. Selek'in linkini verdiğim için reddetmişler. Çünkü,
link üyelik istiyormuş. Yok ya!..MB yazıları arama motorlarında direkt çıkıyor. Üye olma şartı ancak yorum , soru yazacaksan. O yazı, bağlantı... Linki vermesem yazının anlamı kayboluyor. Kopyala -yapıştır yapıp sizin kalıbınıza mı uyacağım?
Ben kriterleri iyice öğrenip, yazı göndereceğim. Kaçmak yok, yola devam. Sel gider, kum kalır.Biz bilaücret işçiyiz. İşine bakmayan editörler, çöpçü kadrosunda bile yer bulamaz.
Reddettiğiniz yazılarda kriterlerinize uymayan bir şey yok.Yemek tarifinin nesini sakıncalı buluyorsun, ey editör kardeşim.
Yazarkafe'ye üye olmamı önerdin, böyle boktan sebeple yazımı red ederken biraz düşün, , sevgili kardeşim.Yoksa bendeniz senin işine nihayet verecek.Mana anlamında..Pes vallahi! Reddettiğiniz yazılar:
Onayda Onaylanmış Reddedilmiş Listele
Blog Başlığı Okunma Sayısı Tarih Durumu
Yahşi Batı 0 17.08.2009 SİL GÜNCELLE REDDEDİLDİ
Bulgur Pilavı 0 21.08.2009 SİL GÜNCELLE REDDEDİLDİ
Gökçebel de Köy Kahvaltısı 0 11.08.2009 SİL GÜNCELLE REDDEDİLDİ
Sevgili Yazarkafe editörleri, bu yazıları tekrar gözden geçirin lütfen. Benim aklım red sebebini almıyor.
Yarın, benim doğum günüm
Bir gün daha beklesem adım Zafer olacaktı.Celal'de iyi. Esmayı Hüsna'nın 99 isminde yer alır.
İstiklal marşında, "hiddet, şiddet" ile geçtiğinden ve de "celallenmek"deyişi olduğundan, yanlış anlaşılır. Halbuki asıl anlamı"ulu"dur.
Yarın benim doğum günüm, ama babamın öldüğü yaşta değilim.Babamla her şeyim (tipim bile) uyduğundan, kısmetse yaşayacak 15-20 yılım var.
Mumcu üstadımın dediği gibi; "Her şeyin başı sağlık". Bu lafa bir parantez açıyorum; "Aklı başında sağlık!".Mumcu'nun bir takım fiziki rahatsızları var ve bundan memnun olan bir kaç aşırı uç var.
Mumcu'nun kafasında problem yok.Ama onun rahatsızlığından memnun olanlar, yarın kafayı sıyırıp 150 yıl yaşayabilir.Kakalarını sürgüyle alacak adam bulurlarsa..
Bel fıtığı rahatsızlğıma sevinen vatandaş! O 38 yıllık mesleğimden oldu.Yüzlerce insanı meslek sahibi yaptım. Kimsenin hakkını yemedim. Babalar gibi" vergimi de verdim.
Bacağımı da aptallıktan kırmadım. Orhan Veli'de Ankara'da tedbirsizlikten belediye çukuruna düştü.
Bu yazıyı yazmadan önce, iki kız üç oğlanla kapıştı.Kızlar tekme tokat girişiyor.Laf atma meselesiymiş.Oğlanların tokatlara cevap vereceğini anlayınca, Naçiz, topal bedenimi gösterme ihtiyacı hissettim.Koçlar artık buraları beğenmez.
30 ağustos, düşmanı defetme bayramıdır.
Doğum günü kutlamalarınızı peşinen aldım , kabul ettim.Lütfen kutlama mesajı yazmayın.
İkoncan
Adnan Varveren 40 yıl önce şimdiki ikoncan kelimesini ne güzel tarif etmiş.
Sözlük karıştırmaya gerek yok. "İkoncan" budur. Kimse ikoncan olduğunu kabul etmez ama demek ki bu ikoncan yıllardır yaşıyor aramızda. Çok uzun konuşmama gerek yok. Müziğin linkini ve sözlerini veriyorum:
http://www.metacafe.com/watch/2742115/adnan_varveren_ellere_varda/
-Herkese şapur şupur bize gelince Allah'a şükür, olur mu be ?
-Çekil yolumdan meteliksiz zampara
-Vicdansızlık etme, kiminin parası kiminin duası derler.
-Hadi, hadi avucunu yala da karnın doysun.
elma gibi yanaklardan
kiraz gibi dudaklardan
geçiyorsun uzaklardan
ellere var, bize yok mu?
plaj plaj dolaşırsın
kimi görsen yanaşırsın
her erkeğe sırnaşırsın
ellere var bize yok mu?
dolaşırsın sıcaklarda
geziyorsun kucaklarda
iş var senin bacaklarda
ellere var bize yok mu?
ne pavyon ne de bar dersin
ne genç ne ihtiyar dersin
ne kıro ne kibar dersin
ellere var bize yok mu?
şeker gibi dağılırsın
kimi görsen yayılırsın
her erkeğe bayılırsın
ellere var bize yok mu?
Adnan Varveren
Benim çıtam
Bendeniz cennetkuşu, anladı ki, yazılarımı okuyan garanti 100 dost var.
Geçenlerde,iki ayda 100 hit almayan yazılarımı sileceğimi belitmiştim. Bir kaç itiraz geldi. Olumlu olarak..
Buna tehdit diyenler de oldu, bu kişilerin benim yazılarımı okumasına ihtiyacım yok.
Ben çıtayı iki haftaya yükseltmiştim.
Ve bu yazımla da taahhüt ediyorum. 8 Günde 100 hit almayan yazımı yayından alacağım.
Hatta, 500 kez okunup ta bir tek yorum almamış yazımı da yayından alacğım.
Daha yazacağım çok şey var.. Uzun ince bir yoldayım.
Ortalama okunma oranım 500 ü geçse de, gerçek okuyanları ben biliyorum.
Gerçek okunma oranım,100 civarındadır.
Okuyanlara selam...
Okumayanlar, zaten selamımı almazlar.. Onlara da selam..
Kriterlerime uymazsam, uyaran dostumun bileğini öperim..
Galatasaray'a Mor Forma
Hemşerim, benim bildiğim renk aşkı olur, forma aşkı olur. Siz ticaret uğruna taraftarın renk aşkını nasıl bozarsınız? Bana, "hadi git! Sen kartalsın" diyebilirsiniz.
Hangi stilistin, hangi kreatörün aklına esti de 100 yıllık sarı-kırmızıyı mora boyadı ve hangi yönetici bu rengi kabul edipte mankenlerle dolaştırdı?
Azizim, demek ki sen ilk yarıya sarı-kırmızı formayla çıkacaksın, iki tane gol yersen ikinci devreye morarmış formayla mı çıkacaksın? Bunu mu demek istiyorsun?
Kardeşim taraftarlara hakaret etmeyin lütfen. Rengin neyse onu ortaya koyacaksın.
Selamunaleyküm. Hakan'a da şükür.
O zaman kartalları da mor forma yapsınlar, golleri yiğince moraralım.
Sayın Başbakanın bile iki tane gömleği var...
Bizim zamanımızda iki takımın da forması aynı renk olursa, rakibini misafir kabul eden takım centilmen olarak beyaz forma giyerdi.
Oruç Baba
Hey gidi paganlar, hey. Oruç baba 11 ayda bir mi aklınıza geliyor.
Sirkeyle oruç açarsan, cennet kapılarını kıracak mısın?
Burada ayayorgi var. Ben 20 senedir oraya çıkmadım, neden? Çünkü millet makara ipliği döşeyerek çıkıyor o tepeye.
İsa'da son yemeğinde, kanım diyerek şarap,etim diyerek ekmek vermedi mi?
Oruç Baba bir delidir.Yaşarken dışladınız.O, kurdele,ip bağladığınız yerde mi yatıyor?
Siz kafayı yemişiniz be kardeşim.
Ben karar verdim, bir tevatür yayacağım.
Mezarcıyla anlaşıp, ücretini ölmeden ödeyeceğim,
İp bağlamak, mum dikmek serbest..
Celal baba türbesi,,
Gözün kör değilse, evliya da olursun, baba da!
Paganlar ne atsam yutar!
Adama hayattayken bir lokma ekmek vermezler.
Ölünce mezarına bayrak dikerler.
Ne pagandır onlar...
Sen mi?
Keh..küh...keeehhh
Sen hariç, Mustaabi, sen tamamen hariç.
Bir bacı evliyamız sayesinde hayattayız.İsmi mahfuzdur.Söylesem, gariban kardeşlerim 36 kiloluk elini öpmeye koşar. Kerameti kendimden menkuldür. Meazallah beddua ederse hiç şansımız yok.Öhhöö..Bak yine fena oldum. Öhhhüöö!
newyorker. öhhö..Arif, ööhhö..Gülcü,Selek,Köni.. Öhhöö'..Ümit ööhh..zzzzz....mort...
|
|
İftarlık Bulgur Pilavı
Aziz kardeşlerim düşündüm, taşındım birazcık da kaşındım. Bu ramazanda en ucuz yollu yemek tarifini şöyle buldum:
Malzeme
1,5 bardak pilavlık bulgur
1 tablet tavuk bulyon
1 kutu domates püresi
2 bardak su
Yarım tatlı kaşığı tuz
Bulguru süzün,
diğer malzemeyi karıştıın
Korkmayın, iyice karıştırın.
Bulguru dökün, suyunu çekene kadder bekleyin.
Oldu mu?
Olmadıysa 5 dakka dinlenmeye bırakın.
Yanına da bir kase yoğurt!..
Dadından yinmez, tarifi de benden sizze bedaavee...
"Ramazan geldi, hoş geldi. Baklava tepsisi boş geldi"
Laf-ı güzafını ciddiye almasanız bile, bendeniz cennetkuşunun bulgur tarifini lütfen dikkate alınız!
İrfan Kaptan Öldü
İrfan Kaptan,benim annemin teyze oğludur. Ben ona "dayı" derdim.Çünkü annemin abisinden farksızdır.
Ayvalık'ta "Akkuş" kayığıyla balıkçılık yapardı. Bu pazar, bu dünyadan göçtü, gitti.Bilmiyorum hangi limana?
Kara avcılıği da yapardı. Ama hayvan itlafı yaptığını görmedim.Bir avdan dönüşünde tavşan getirmişti. Herkes yedi ama ben çocuk aklıyla yememiştim, hala da yemedim. Bu yaştan sonra yemesem de olur. Aç kalırsam başka!
İrfan Kaptan'ın parada pulda gözü yoktu. Kendisi ilkokul mezunu olmasına rağmen, birçok akademisyeni teknesiyle mazot parasına adaları gezdirip balık tutma zevkini sağlamıştır. Eğitimini böylece tamamladı.
Ayvalık'lı İrfan Akkuş vefat etti.
Geçen ramazanda,Ayvalık'ta onlara annemle iftara gitmiştim. Mücella yengem de şahane keşkek yapmıştı. Trafikten 10 dakika geç kaldık. O da orucunu açıp, kahveye gitmiş.
İrfan dayı, keşke çayı evde içseydin de suretini son kez görseydim be!
İrfan Kaptan bir yere gitmek istiyorsa gider! Pusulası kerterizdir.
"Yaşlı kaptan, Aganta Burina Burinata! "
mamut'un en son görüldüğü yer
adalar kültür sanat derneği
türk açılımı
karikatür:M.Celâlettin Avus-10.8.2009
yedek okeyci
(bakan tavsiyesi)
karikatür:M.Celâlettin Avus-16.7.2009
benzine zam
karikatür:M.Celâlettin Avus-16.7.2009
turizme %18 KDV
karikatür:M.Celâlettin Avus-16.7.2009
nifak tohumu
Nisan mayıs ayları, gevşer gönül yayları..
Ruhum taşar, tabiat coşar.
Bendeniz cennet kuşu, Mısırçarşısındaki çiçekçilere koşar.
Bu sene de balkondaki saksılara ekmek için tohum almaya gittim.
Her zamanki dükkandan, her zamanki tohumlarımı aldım. Tam giderken bir çuvalın üstündeki etiket gözüme çarptı:"nifak tohumu-yeni ürün".
Satıcıya sordum:"Ne bu, iyi bir şey mi?" "Çok iyi, al abi." "kaça kilosu?" "üçbuçuk" deyince, "ver bakalım ondan da bir kilo"deyip evin yolunu tuttum.
Mutat tohumları ektikten sonra büyük bir saksıya da nifak tohumlarını ektim. Ama kesekağıdında daha bir sürü kaldı. Ben de artanları sevdiğim komşulara dağıttım. Hepsi çok sevindiler ve boş saksılara ektiler.
Nifak, sarmaşık cinsi bir bitki ve çok arsız olduğundan hemen serpildi. Çamaşır iplerine dolanıp, duvarlara tırmanmaya başladı. Bir coştu, bir coştu ki diğer bitkiler kıskanıp küstüler.
Yan komşunun ektiği, balkondan dışarı taşmış. Onun üstündeki tohum vermediğim komşu, dışarı taşan uçlardan birini ip bağlayıp kendi balkonuna çekmiş. Bizim yan komşu biraz kıskançtır. Keseri kaptığı gibi yukarı çıkıp adamı kafasından yaralamış.
Ertesi gün baktım aram zaten biraz açık olan alt komşu da benim nifağın filizleri kendi balkonuna çekmiş. Fark edince aşağı inip kapısını çaldım."Senin bu yaptığına saygısızlık denir!" dedim. O da bana "Saygısız senin gibi eşeklere denir!" deyince, biz tekme yumruk birbirimize girdik. Benim protez dişim kırıldı, onun da gözü morardı.
Artık apartmanda huzur muzur kalmadı. Her gün yeni bir vukuat. Her gün polis karakol... Hatta bir kavga o kadar büyüdü ki, taraflardan biri ruhsatlı silahını çekti. Allahtan karısı şarjörü boşaltmış.
Herkes birbirine girdikten sonra, tohumları ben dağıttığım için bütün komşular toplanıp bendeniz cennet kuşuna temiz bir sopa çektiler.
Dayağın acısıyla tohumu aldığım satıcıya koştum. Dükkan kapalıydı. Adam hastanede komadaymış. Tohum sattığı müşteriler, benden önce adamı halletmişler.
Aslında güzel çiçekleri vardı nifak sarmaşığının...
Milliyet Blog/Yorumlar>>
rasgele!
karikatür:M.Celâlettin Avus-8.7.2009
kriz yok,"ekonomi tıkırında!"
Hans Fallada'nın romanından Yılmaz Onay'ın oyunlaştırdığı ve ilk kez Ankara Sanat Tiyatrosu'nda (AST) sahnelediği
"Küçük Adam Ne Oldu Sana?"adlı oyun, ekonomik bunalımın sarsıntılarının hissedildiği Almanya'da Nazi iktidarı sırasında geçen bir aşk hikâyesini anlatıyor.
Bu oyunda seslendirilen 'Ekonomi Bilmecesi' adlı şarkının sözlerini Yılmaz Onay yazmış, bestesini Timur Selçuk yapmıştı.
Bu şarkının sözlerinin anlamı aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ tazeliğini koruyor.
Yıllar akıp gidiyor. İki yakamız sadece Boğaz'da bir araya geliyor. Kriz yok, bunalım yok! Yani, bayanlar - baylar; ekonomi tıkırında,duyduk duymadık demeyin!
İsterseniz, Timur selçuk' tan şarkısını dinleyin:
http://efe.zabaluba.com/oku/ekonomi-bilmecesi/
EKONOMİ BİLMECESİ
Ekonomi tıkırında...
Kriz var, kriz var bunalım var!
Ekonomi tıkırında!
İşveren zor durumda işçiyi bağrına basar
Reva mı bu efendim bunalım bundan doğar
Demek ki ne yapmalı, paradan at bir sıfır
Artsın öyle fiyatlar.
İşçi fazla at gitsin!
İşsizlik pahalılık konjonktür, enflasyon, milletçe fedakarlık
Kriz bunalım derken, bilançoya bir baktık:
Bu yıl iki misli kâr, hayret şu işe bak sen!
Nerden geldi bu kârlar, kime gitti bu kârlar?
Aman kimse sormasın!
Kim kazandı bu işten, aman kimse duymasın!
Ekonomi tıkırında, ekonomi tıkırında
Oyna vatandaş oyna, ekonomi tıkırında...
Yılmaz ONAY
Oyna vatandaş oyna. Ekonomi tıkırında!
Milliyet Blog/Yorumlar>>
sigara yasağı cidden başlıyor
karikatür:M.Celâlettin Avus-7.7.2009
ergenekondan çıkış
karikatür:M.Celâlettin Avus-2.7.2009
kale
karikatür:M.Celâlettin Avus-1.7.2009
babamın ölümü,kabotaj bayramı
1 Temmuz, aslında bir bayramdır. Ama o gün hem babam öldüğünden, hem de "kabotaj"ın günümüzde hiç bir anlamı kalmadığından bana göre kötü bir gündür.
Çocukken Kabotaj bayramlarında, Barbaros Parkı'na giderdim. Barbaros heykeline çelenkler konur, bando eşliğinde İstiklal Marşı okunurdu. Sonra, bir manga bahriye eri tüfeklerini havaya kaldırıp üç el saygı atışı yapardı. Benim için en heyecanlı kısım buydu. Sonra marşlar çalınır ve tören bitip millet dağılırdı. Hiç coşkusu olmayan, vazife icabı törenlerdi. Hatta,o kadar tören izlediğim halde "kabotaj" ın ne anlama geldiğini bile anlamamıştım. Neden bayramdı?.. Halâ yapılıyor mu bilmiyorum. Ama ben her gün olduğu gibi 1 Temmuzlarda da sevgili babamı anmaya devam ediyorum.
Trabzon'da havaalanı pistinin kenarında askerlik yaparken, haftanın belirli günleri açıklardan bembeyaz yolcu gemileri geçerdi. Karadeniz'in bir ucundan, Akdeniz'in öteki ucuna yolcu taşırlardı. Şimdi, son iki gemi de 10 sene önce ıskartaya ayrıldığından beri bu seferler ortadan kalktı. Yurt dışından gelen yük gemilerinin limanlarımıza bıraktığı hamulenin % 90 ı, yurtiçine karayolu ile dağıtılıyor. Karadeniz kıyılarına yaptığımız otobanlarla öğünüyoruz. Son günlerde Bozcaada açıklarında çarpışan iki gemiden biri Türk gemisi olduğu halde, Malta bandırası taşıyor.
Burada "kabotaj" nedir, ne değildir anlatacak değilim. Arama motorlarından hemen öğrenebilirsiniz. Ama bütün yükün karayollarına verilip, yerlerde sürünen deniz taşımacılğımız ve vergilerle baltalanmış denizciliğimizle 1 Temmuzda neyin bayramını yapacağız? Bir denizcilik bakanımız bile yok!..
Bana göre 1 Temmuz, babamın ve denizciliğin ölüm yıldönümü!
Üstelik, zaten yaz tatili... Okullar da kapanmadığından, çocuklar da sevinmiyor!...
öldürme, kenan paşa!
karikatür:M.Celâlettin Avus-28.6.2009
büyükada ilmuhaberi
18 yıldır, Büyükada'da yazları geçirdiğim kartal yuvasından indim. Çünkü, kaldığım tesis geçen sene satıldı. Seferoğlu Klübü, içinde 1999 da bir kaza sonucu yanan Azaryan köşkünün kalıntısı olan muhteşem bir yerdir. Muazzam korusunda yüzlerce bitki ve ağaç barındırır. Okaliptüs te vardır, bambu da. İsteyen yüzme havuzlarından birine girer, isteyen Marmaranın serin sularına atar kendini.. Tenis kortu da vardı, basket ve mini futbol sahası da.. Yeni sahipleri nasıl bir kullanıma açacak bilmem. Kaldığım yer çatı katı olduğundan, balkondaki bacaya kartal kanatları olan bir BJK arması çizmiştim. Halâ duruyor.
Şimdi tuttuğum ev,iskeleden çıkışta kıyı meyhanelerinin bittiği yerde. Denizle aynı hizada bir daire. Denizle aramda, belediyenin zakkumlu palmiyeli çimenlikleri var. Seferoğlu'na giriş paralı olduğundan, herkes giremezdi. Burası halka açık olduğundan, her gün yüz çeşit insan evle deniz arasındaki çimenlere serpişiyor.
Hele hafta sonları iyice kalabalık oluyor. Haşemalılar, bikinili kızlar, mayolu - entarili kadınlar, donlu - donsuz çocuklar.. Çeşit, çeşit insan.. Zakkumların arkası soyunma yeri. Şamreller, simitler, kolluklar, rengarenk toplar. Arasıra devriye gezen polisler. Pek kavga gürültü yok. O kadar çeşit insan tatlı tatlı geçinip gidiyor işte. Kimse kimseye karışmıyor. Benim için, renk cümbüşü. Ada gazetesine karikatür çiziyorum. Malzeme bol.
Burada, bir vapur parasına zeytin, peynir ve domatesle karnınızı doyurup, bisikletle adayı turlayıp çok ucuza bir hafta sonu geçirmek mümkün. Bodrum'u Antalya'yı aratmaz. İstanbul'a hem yakın, hem uzak Adalar. Sanatçısı bol. Kültür- sanat etkinlikleri eksik olmuyor. Adalar Kültür Derneği koro şefi Orhan Sevsar iki yeni Ada bestesi yapmış. Çok güzel, klasikler arasına girer.
Milliyet Blog/Yorumlar
torik gani,çiroz bedava
Eskiden İstanbul deryalarında kuzular yüzerdi. Boğazdan zamanına göre gani gani uskumrular, palamutlar, torikler geçerdi. Boğazın girişinde-çıkışında kalkanlar tepsi gibi yatardı, avlanmayı beklerdi. Şimdi kalkan zamanı tadımlık bile almaya gücümüz yetmiyor ama, vasat gelirli peder bile zamanında bize her hafta kalkan balığı yedirirdi.
Şimdi lakerdasını bile bulma imkanı olmayan torik balığını rahmetli babaannem iki çift alır, en iyi yerlerinden beş altı dilimini kesip bir tepsiye koyar, üç dört gün sonra lakerda olarak yiyeceğimiz şekilde tuzlardı. Geri kalan parçaları da unlayıp tava yapardı ve bir oturuşta yerdik.
Uskumru o kadar boldu ki balıkçılar almayanı döverdi.
İstavrit adamdan bile sayılmazdı. Galata köprüsünün tahta döşemesindeki aralıklardan salladığın boktan bir çapari ile bol bol avlamak mümkündü. Sandal kiralayacak paran varsa, Haliçte iki saat çapari sallasan bir küfe balık tutardın.
Şimdi kuyumcu vitrinlerinde...
Eskiden balık boldu be!
Palamutu sormayın.
Çirozu hiç sormayın...
Sardalyayı Necip Çelebi'ye sorun.
Milliyet Blog/Yorumlar>>
mısırçarşısı kovboyları
grup vitamin'den "turkish kovboylar"
Atı yoktur binemez üstelik hamburger yemez
Silahı vardır kullanmaz bu ne biçim kovboy.
Hayatında yoktur güzel bir dişi
Zaten beceremez bu işi bu ne biçim kovboy .
Gece gündüz demez dolaşır çöller kuraktır
Gözlerinden anlaşılır birazcık salaktır
Bara gider içki içmez böyle de olmaz ki
Vahşi batıda böyle tipler sağlam kalmaz ki
Oovv... oovv... çekilin yoldan vahşi batıdan geliyorlar
Amerikanlar eskidi, bunlar Turkish kovboylar
Ne olacak acaba bu işlerin sonu
Kot kumaştan yapılmıştır kovboyun donu
Erkekseniz birey birey çıkın karşısına
Yolunu kaybetti, Teksas yerine gitti Mısır Çarşısına
Kurşunla bir dolari tam altmış metreden delmekte
Kovboyun bu gereksiz huyları sülalesinden gelmekte
Allah kahır bela and hay lanet olsun!
Türklerden de kovboy çıktı haydi hayırlı olsun
Oovv... oovv... çekilin yoldan vahşi batıdan geliyorlar
Amerikanlar eskidi, bunlar Turkish kovboylar
Ahh... ben yalnız bir kovboyum anam...
evimden... uzaktayım anam... garip anam...
Oovv oovv cekilin yoldan vahsi batidan geliyorlar
Amerikanlar eskidi, bunlar Turkish kovboylar
Müzik için resme tıklayınız.
|
|
|
|
|
|
|
BENDENİZ CENNET KUŞU:
Kendi halinde yazar, çizer, çapraz bulmaca çözerim. İki yüzyıl, bir binyıl gördüm. En sevdiğim hoca, Nasrettin Hoca...
En sevmediğim amca Sam Amca'dır. Okumayı Tommiks'ten, 100 Türk Büyüğünü karamela kağıtlarından öğrendim.
En sevdiğim aktör Turist Ömer, şair Veli'nin Oğlu, kahramanım ise Don Kişot'tur. Mektebi liseden terk ettim.
Sanatın her türünden çakarım. BJK üyesiyim. Üç göbek Beşiktaş'lıyım. Müzik olarak; biraz"Esnaf Karısı Binnaz",
biraz incesaz, bazen de cazdan hoşlanırım. Neşelenirsem, darbuka çalarım. Konya yemeklerini severim,
kendim de güzel yemek yaparım. Kumarı, israfı sevmem. Meyhane muhabbetini severim ama içki içmem.
Mekanlarım; Kapalıçarşı, Köprü, Balıkpazarı, Çiçek Pazarı, Perşembe Pazarı, Çarşı, Boğaz, Beyoğlu v.b...
En sevdiğim renk bayrağımızın rengi, en sevdiğim insan, Atatürk'tür.
***
1954 te Beşiktaş'ta doğdum. Çocukluğum Fatih - Beşiktaş, gençliğim Şişli-Nişantaşı'da geçti.
27 yıl önce evlendiğimden beri Beşiktaş'ta ikâmet ediyorum. 21 ve 26 yaşında iki oğlum var. Görsel tasarımcıyım.
***
Gelenbevi Ortaokulundan sonra Şişli Lisesini terk ederek 17 yaşımda bir vitrin dekoratörünün yanına çırak girdim.
Askerliğimi Erzincan ve Trabzon'da tamamladım. Dönünce Osmanbey'de Detay Vitrin Donatım Merkezi'ni kurdum.
Daha sonra Dolapdere'ye taşındım. Halen aynı semtte satış mağazam ve atölyem var.
"2009 Yılbaşı Konsept Tasarım Yarışması" Collezione-Odakule mağaza tasarımımla birinci seçildim.
Nehar Tüblek- "2008 Nasrettin Hoca" ve "2009 Ekonomi" konulu karikatür yarışmalarına katıldım.
Derece alamadım fakat albümlerde yer aldım.
Yerel "Ada","Sancaktepe"," Kartal" gazetelerinde karikatürlerim, Milliyet Blog'ta yazılarım yayınlanıyor.
Milliyet Blog Sayfam
Detay Sanat
Başa Dön
mamut@mamutistan.com
|
|